27 Nisan 2016 Çarşamba

İşte Gözlüklü Şirin :)

Herkese Sevgiler....

Bir önceki yazında bahsetmiştim minik oğlum artık gözlük kullanmaya başlayacak diye...

İşte uzun süren araştırmalar sonucunda artık gözlüğümüzü aldık ve kullanmaya başladık.






Ancak  6  aylık bir bebeğe gözlük kullanmak resimde durduğu gibi kolay değil :) Ama biraz sabırla bu işin üstesinden de geldik sayılır.

Peki nasıl bir gözlükte karar kıldık?

Öyle aman gidiyim de bir optikçi den uygun bir gözlük alıyımla olmuyor bebeklerde gözlük seçimi..

Bikere gözlük yüz şekline uygun olmalı..

Neden mi gözlüğün odağını daha verimli kullanabilmesi için. Yani minik kuzumun dünyayı daha net görebilmesi için..

İkincisi hareketli bir bebeklik dönemine girdiğimiz için hafif,kırılmayan ve camlarının çizilmeyen bir özellikte olması lazımdı.

İşte tamda bu sırada  Dünyaca ünlü Fisher Price oyuncak markasının gözlük ürettiğini öğrendik.




Silikon, kolay kolay kırılmayan,esnek yapıda ve hatta ekstra arkadan cırt cırtla kapanan kumaş saplarıda var, Yani tam tamına bebeklere uygun...







Biz  Fisher Price sayesinde aradığımız gözlüğü bulduk ve çok da severek kullanıyoruz

Helede minik paşama o kadar yakıştı ki gözlük, dışarıya çıktığımızda herkesin ilgi odağı oluyor.

Abimiz de bu konuda kardeşini kıskanmıyor da değil :)

Ama sevgimiz daim olsun, evlatlarımızı sağlıklı olsun daha ne isteyelim değil mi?

Sevgiler....










13 Nisan 2016 Çarşamba

Gözlüklü Şirin olacaz :)








Merhaba sevgili dostlarım;

Endemik bebeğim dünyaya geldiğinde gözleri açık olarak uyuyordu. Öyle kısık falan değil bildiğiniz gözleri açık.

Ben diyorum işte her yanıyla endemik diye :)

Neyse bu durum bir müddet sonra bizde rahatsızlık hissi uyandırdı ve doktora götürmeye karar verdik. Kontrollerimiz sürekli Hacettepe Hastanesinde olduğu için bir profesörden randevu aldık.
İlk muayenemizde doktor çok ender rastlanılan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyince şaşırdık. Bebeğimizin göz kapakları alttan ve üstten açık olduğu için kapatamıyormuş,bu durum gözde kuruma,batma ve yanma olabileceği gibi, gözün gece açık kalması ile kornea tabakasına da zarar verebileceğini söyledi.Ve ilerleyen zamanlarda cerrahi müdahalenin şart olduğunu söylemesi bizi çok üzdü.Biz daha bu duruma alışmaya çıkışırken birde yapılan göz muayenesi ile 8,5 derece hipermetrop ve 1,5 derecede astigmat olduğu öğrenince ben tamimiyle şok.

Tabi bu duruma inanmak istemedim, daha küçük ölçememişlerdir diye düşünmeye başladım.

Ertesi günü hemen dünya göz hastanesine götürdük ve sonuç maalesef aynı :( , 6 aylık olunca tekrar bakacaklarını ve ona göre bir değerlendirme yapacaklarını söylediler..

Ve nihayet 6 aylık olduk. Heyecanla beklediğim göz kontrolümüze dün gittik. Ama sonuç aynı. Gözlerimizde ne ilerleme ne de gerileme varmış. Benim minik kuzucuğum gerçekten de net görmüyormuş :( Böylelikle gözlük kullanmaya başlayacağız.

Yani bizim evde bir adet  gözlüklü şirinim olacak.

Gözlük maceralarımız çok yakında...

Sevgilerle....








12 Nisan 2016 Salı

Ankaralı Blogger Anneler ile Sağlıklı Kahvaltı Buluşması






Geçtiğimiz pazar günü Sevgili Ayşegül Hanım'ın daveti ile Ankaralı Blogger Annelerle Bi Party House'de bir araya geldik.

Bizi çok güzel ağırlayan Bi Party House sahibi Bilge Hanım inanılmaz ve göz alıcı bir kahvaltı masasını bize özel  hazırlamıştı.





Her karesinde muhteşem dokunuşlar ile ihtişamlı masa adeta yemelik değil seyirlikti.



Bizleri yalnız bırakmayan Sevgili Diyetisyen Duygu Öztürk Güner sağlıklı beslenmenin önemini ve emzirme döneminde nasıl beslenmemiz konusunda çok güzel bilgiler verdi.



2 saat süren sohbettimizin ardından Sevgili Bilge Hanım bizlere bu günün  hatırası için çok güzel hediyeler verdi.

Ayrıca tanıdığıma çok memnun olduğum arkadaşım  Fusun (ankarahintkınası) bizleri hint kınası ile buluşturduğu için çok teşekkürler..






Bugünde Bizleri bir araya getiren Ayşegül Hnaım'a, Göz alıcı sofrasıyla buluşturan Bilge Hanım'a, her anlarımızı ölümsüzleştiren Esi Photography'a ve bilgileriyle bizi donatan Sevgili Diyetisyen Duygu Hanım'a sonsuz sevgiler....









10 Nisan 2016 Pazar

Amigurumi Merinos Koyun Tarifi

Efendim uzun zamandır beklettiğim ve üzerinde uzun uzun çalıştığım amigurumi merinos koyunumun tarifi sizlerle..

Keyifli örmeler...



Kullanılan Malzemeler:




-Himalaya baby bonus ip
-Nako baby beyaz renkli ip
-2,5 mm tıg ve
-5 mm lik kalın tığ
-Elyaf
-2 Adet düğme(göz için)



Kullanılan Terimler:

SH: Sihirli halka
X : Sıkiğne
V : Artırma
A : Eksiltme


AYAK (4 ADET)

Nako baby ip ile örüyoruz.

1. SH 6X
2. (V)*6 = 12
3. (X,V)*6 = 18
4. 18X
5. 18X
6. 18X


KULAKLAR (2 ADET)

Nako baby ip ile örüyoruz.

1. SH 6X
2. (2X,V)*2 = 8
3. (3X,V)*2 = 10
4. (4X,V)*2 = 12
5. 12X
6. 12X
7. (3X,A)*2 = 10
8. 10X
Doldurmadan ikiye katlanıp kafaya dikilir.



AĞIZ:

Nako baby ip ile örüyoruz.

1. 8 Zincir çekip başlıyoruz.
2. 2.zincir üzerinden V,5X,2V,5X,V = 18
3. 2V,6X,3V,6X,V = 24


4. 2V,9X,3V,9X,V = 30
5. 2V,12X,3V,12X,V = 36
6. V,17X,V,17X = 38
7. 38X
8. 38X
9. 38X
10.A.17X,A,17X =36
11.36X
12. 36X
bitip,elyafla dolduruyoruz ve gövde kısmına dikiyoruz.



GÖVDE:

Himalaya Baby Bonus ip ile örüyoruz.

1. SH 6X
2. (V)*6 = 12
3. (X,V)*6 = 18
4.-9. 18X
10. (X,A)*6 = 12
İçerisini elyaf ile dolduruyoruz ve,
11. 6A = 6 kapatıyoruz.

KAFA:

Himalaya Baby Bonus ip ile örüyoruz.

1. SH 6X
2. (V)*6 = 12
3. 12X
4.12X içerisine elyaf dolduruyoruz
5. 6A kapatıyoruz.


Örme işlemimiz bittikten sonra ilk olarak gövde ve ağız kısmını birbirine dikiyoruz.Daha sonra üzerine kafayı yerleştiriyoruz. Bu aşamada siyah boncuklarımız olan gözleri simetrik olarak dikiyoruz. Ve kulakları ikiye katlayıp, şekil vererek, yerleştiriyoruz. İsteğe bağlı olarak siyah ip ile gülümseme yapabiliriz koyunumuza.
Daha sonra gövde kısmına 4 adet ayağımızı ekliyoruz..

Veeee merinos koyunumuz hazır...
Sevgiler....





8 Nisan 2016 Cuma

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.



Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

kirpi kurabiye :)

Merhabalar sevgili dostlarım,

Ben her hafta sürekli yeni tarifler denemeyi çok severim. Özellikle de kurabiyelere bayılırım. Evime pek hazır bisküvi almayı sevmem. Genelde kendim yapmayı daha çok tercih ederim.

Benim oğlumun ve gelen misafirlerimizin çok beğendiği kirpi kurabiye tarifimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Çok severek yapmaya çalışıyorum ve çok beğeniliyor, İçine koyduğum malzemelerin yanında galiba fazlaca sevgimi katıyorum :)

Umarım sizde severek ve beğenerek yaparsınız.

Bir kaç püf noktam olacak, içinde kullandığım damla sakızlı vanilya çok güzel koku ve lezzet verirken, nişasta kurabiyemizin ağzımızda dağılmasına yardımcı oluyor.





Ve tarifim ;

- 250 gr margarin(tereyağ da kullanabilirsiniz)
- 4 çorba kaşığı pudra şekeri
- 1 su bardağı nişasta
- 1 çay bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı çekilmiş fındık
- 1 paket damla sakızlı vanilya
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1 çay bardağı hindistan cevizi
- ve alabildiği kadar un

Süsleme için;

-1 paket bitter çikolata
- kakaolu pasta süsü

Hazırlanışı;

Derin bir kap içerisine malzemelerimizi sırasıyla ekliyoruz ve kulak memesi yumuşaklığını yakalayıncaya kadar yoğuruyoruz.
Hazırlanan hamurdan küçük parçalar koparıp oval şekli veriyoruz ve yağlı kağıt ile tepsiye diziyoruz.
175 derecelik önceden ısınmış fırında 15-25 dk kadar pişiriyoruz.
Süsleme için benmari usulü olarak çikolatayı eritiyoruz ve fırından çıkan kurabiyelerimiz ile süslememizi gönlünüzce gerçekleştiriyoruz...

Şimdiden afiyet olsun....





6 Nisan 2016 Çarşamba

Neden endemik anne?

Merhaba sevgili dostlarım ;

Çeşitli sebeplerden dolayı bloguma bir süre yazı ekleyemedim. Ama hemen telafi etmek için kolları sıvadım..

Bazı blog arkadaşlarım beni haftanın blogu seçmesi üzerine git gide büyüyen bir çevreye sahip olmaya başladım. Buda beni her geçen gün umutlandırmaya ve heyecanlandırmaya başladı..

Tabi bu sırada da ismimle ilgili pek çok mail ve mesaj aldım. Ve açıklama istediği doğdu bende.

Neden endemik anne?

Endemiğin biyolojik açıklaması yaşam alanı belli bir bölgeyle sınırlı, yeryüzünün belirli bölgelerinde yayılış gösteren canlı tür yada cinslerine verilen addır.

Yani özel,tek,nadir bulunan anlamına gelmektedir..

İşte 07.10.2015 tarihinde ikinci bebeğimi dünyaya getirdiğimde bir endemik bebeğe sahip olduğumu bilmiyordum.

Bebeğimin ayak parmakları toplam 12 adetti ve ben bunu gördüğümde sevinçten mi yoksa şaşkınlıktan mı bilinmez hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.



O gün anladım ki ben çok özel ve nadir dünyaya gelen bir bebeğe sahibim,

Yani ben endemik bir bebeğin endemikannesiyim...

sevgiyle kalın....













20 Mart 2016 Pazar

Lösemili Çocukları Sevindirme Zamanı.....

Merhabalar....

Takip ettiğim blogger arkadaşlarımın yazılarını okuma fırsatı bulmuşken bir tanesi çok dikkatimi çekti..

Lösemili çocuklar için 23 nisan da düzenlenecek olan etkinlik ile kuzucukları sevindirmek...

Blogger arkadaşların vesile olduğu bu etkinlik ile kendi oyuncaklarımızı üretip lösemili çocukları sevindireceğiz inşallah..

Etkinliği başlatan türkan hanım (http://www.turkanaozgu.blogspot.com.tr/)  ve projeye destek veren tülin hanımı (http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2016/03/cocuklar-hepimizin-23-nisan-losev-icin.html)  canı gönülden kutluyor ve bende birkaç oyuncakla etkinliğe dahil olmak istiyorum..

Peki ya siz?

Elinizden ne geliyorsa ister örgü ister dikiş ile katkı sağlayabilirsiniz...

 Sizler için örnek olabilecek benim yaptıklarım..

çoraptan maymun


amigurumi çıngıraklı ahtapot




bunlardan da model alabilirsiniz...

 
       

         
































Yeter ki  minik gönülleri sevindirmek niyetimiz olsun...

Şimdi harekete geçme zamanı..

Sevelim sevindirelim,gelecek nesillere iyi birer evlat yetiştirmekte azda olsa katkı sağlayalım..

Sizlerde bu sosyal sorumluluk projesinde yer almak isterseniz ve yaptığınız oyuncakları göndermek isterseniz  Tülin Hanım'a  tlnbozkoyunlu66@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz...

Mutluluğumuz daim olsun.....













16 Mart 2016 Çarşamba

kurutulmuş havuç ve havuç çayı......


Kurutulmuş sebze ve meyvelerin faydasını saymakla bitremeyiz. Kurutma işlemi, meyve ve sebzelerde bulunan suyun yüzde 90-95 oranında düşürülerek uzun süre dayanmalarının sağlanması işlemidir.

Bu işlemi açık havada, fırında veya kurutma dolaplarında gerçekleştirebiliriz.
Ben kış ayının başlaması ve havuç sezonunun açılması ile kurutma işlemine başlarım. Sandığınız  kadar da zor bir işlem değildir. Nasıl mı? 

Yapılışı;

Havuçları yıkayıp, dış kısmını kazıdıktan sonra rende makinemin ince kısmıyla bir güzel rendelerim.
Çok küçük parçalara ayrılan havuçları tepsi içerisine, ince bir tabaka halinde serip ,fırının 175 derecesinde yaklaşık olarak 1 saat kadar pişiririm. ve kullanmak istediğim zaman kolayca ulaşabilmem için kavanozlarda muhafaza ederim.
Sizlerde kurutulmuş havuçları bir çok yerde kullanabilirsiniz. Mesela;

*Hazır çorbalarda
*bisküvi,kek gibi pasta malzemesi olarak,
*bulgur ve pirinç gibi pilav karışımlarında,
*veee çayını içerek tüketebilirsiniz.

Günlük olarak belirli miktarda havuç tüketmemiz sağlığımız açısından çok büyük önem taşımaktadır.

Bol miktarda A vitamini içiyor olması,cilde pembelik verip gözlerimizin sağlıklı olmasını sağlarken, unutkanluğa karşıda büyük bir yardımcı ve Azheirmer'da önleyici ve tedavi edici olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Ancak benim gibi havucu elinize alıp yemeği sevmiyorsanız birde çayını denemelisiniz...



Sıcak suyun içerisini kuruttuğumuz havuç kurusundan bir çay kaşıgı atıyoruz, 5-10 dk demlenmesini bekliyoruz.
Veee içmeye hazır....

Denemenizi şiddetle tavsiye ederim.......

Şimdiden afiyet olsun.....




14 Mart 2016 Pazartesi

uyku arkadaşımız maymuş....

Egehan bugün 5,5 aylık oldu ve biz hala uyku eğitimine geçemedik...
Geçenler de bir doktor arkadaşımla sohbet ederken muhakkak uyku arkadaşı edindirmen lazım yoksa senin kokun, senin tenin derken birbirinizden ayırlamaz duruma gelirsiniz demez mi? tabi bana kalsa ayrılmam o mis gibi kokusundan,o minnacık ellerinden, o sımsıkı tutan parmaklarından ama.... (Boşuna mı okudu o kadar deyip saygıyla eğiliyorum önünde )
peki nedir bu uyku arkadaşı?
Bir çocuğun kendi kendine uykuya dalabilmesini kolaylaştıran herşey....
Çocuk ona sarılacak,onu hissedecek,kokusunu içine çekecek ve yalnız olmadığını hissedip kendi kendine sakinleşecek...
bizimde bir uyku arkadaşı vaktimiz gelmişti...
İşte tam bu vakit hemen işe koyulmam lazımdı..
Çok uzun sürmedi biraz araştırma yapınca sosyal medyada,yumuşacık sevimli mi sevimli bu maymuş çıktı ortaya......
Gençlik yıllarımızın rengarenk diz altı çorapları,ip ve boncuk elyaf ile sonuç......




Biz bugün virabismillah dedik ve uyku eğitimimize başladık.....
Kolay gele.....

13 Mart 2016 Pazar

minyon çılgınlığı....

Minyon çılgınlığı bizim eve de uğradı...

Minik kuzum,sabah erkenden kalmış ve koşa koşa yanıma gelerek, anne benim neden hiç minyon oyuncağım yok demez mi. bir anne olarak vazifem oğlumun makul isteklerini yeri getirmektir. Tamam hadi beraber yapalım dedim..

Ve hazırlık aşamamız başladı. sarı renkli bir malzeme bulmamız gerekliydi.Tam aramaya başlamıştık ki süpriz yumurta kaplarına gözüm takıldı, hemen işe koyulduk ve ortaya bu şaheserlerimiz çıktı..




malzemeler çok basit ;

*süpriz yumurta kabı
*oynar göz
*keçeli kalem
*mavi renkli keçe

gerisi hayal gücünüze kalmış..

Eeee hiç bir taneyle kalınır mı?  Kevin ve Stuard yapmışız ( adlarını oğlumdan öğrendim :) ) Bob eksik kalmış. Arkadaşlarına kavuşamayan Kevin ve Stuard neymiş çok üzülürlermiş..

Evdeki imkanlar bunlar oğlum başka yumurta kabı yok dedim, olmaz uyuyamazlarmış,,,

Çareyi komşu teyzelere sormakta bulduk. Neyseki bir gün işe yarar diye saklayan komşumuz varmış. Bizim minyon çılgınlığımıza ortak oldukları için çok teşekür ederiz kendilerine....



Bob 'u da arkadaşlarına kavuşturmanın verdiği huzurla rahat rahat uyuyabiliriz.....

Bugünlük bizden bu kadar, yeni keşiflerimizde buluşmak dileğiyle....

11 Mart 2016 Cuma

yeni diş kaşıyımız sophie....



Merhabalar...

Minik oğlum egehan 5,5 aylık oldu

Bu  aralar diş çıkartmak üzereyiz ve aşırı derecede salyalarıımız akmakta...

Birkaç hafta önce babamızdan işden gelirken bir diş kaşıyıcı almasını istedik ve o andan itibaren Sophie the giraffe ile tanışma serüvenimiz başladı.

Peki kimdir bu Sophie the giraffe?

Sophie the giraffe yani minik zürafacık %100 doğal kauçuktan yapılmış, gıda boyası ile renklendirilmiş, Fransa da üretilmiş, zararlı maddeler ve bileşenler içermiyor,yumuşak dokunuşlu ve ses çıkartması ile duyuları harekete geçiriyor olmakla bereber kavraması ilede  tam minik yavrularımızın elleri için üretilmiş bir diş kaşıyıcısı....




 Sophie bizim  eve geldiği günden beri  minik kuzum  uyurken uyanıkken bile elinden düşürmüyor. Ayrıca kuzumun  ilk oyuncağı sophie oldu. Nereye gitsek sophie bizim yanımızda...





Diğer diş kaşıyıcılara oranla biraz pahalı olsada bebeğimizin sağlığı herşeyden önemli.

Bu yüzden şiddetle tavsiye ederimki Sophie the giraffe dışında minik yavrunuzun ağzına neyden üretildiği belli olmayan zararlı diş kaşıyıcılarını vermeyin....

Bizden söylemesi.....

Mutlulukla ve sağlıkla kalın....

10 Mart 2016 Perşembe

anne sütünü nasıl artırırız......



merhaba sevgili dostlar.....

Yeni doğum yapan annelerin en büyük sıkıntısı sütüm yeter mi ? bebeğimi sağlıklı besleyebileceğim mi? gibi sorulardır.

Öncelikle annelerimiz beslenmesine ve bol sıvı almasına dikkat etmelidir.Bunun yanında

psikolojileride çok önemlidir.

Yeni doğum yapmış biri olarak hiç bir zaman sütüm gelmiyor yada sütüm yetmiyor gibi duygu karmaşalarına girmedim. Çünkü biliyorum ki bebeğim emdikçe sütüm gelecek ve onun beslenmesine yetecekti.

Sadece bana düşen kaliteli beslenmek ve sütümün kalitesini arttırmaktı. 

İşte tam burda doğa mucizesi olan çörekotu tohumu geliyor.

Müthiş bir anne sütü artırıcıdır. Her gün bir tatlı kaşığı bala bir tutam çörekotu karıştırarak yerseniz ve üzerinede büyükçe bir bardak su içerseniz  sütünüzün arttığı bir kaç güne kalmaz farkedeceksiniz...

Ayrıca çörek otu tohumu ;

* Vücudumuzun direncini güçlendirmekte,
* Uykusuzluğa iyi gelmekte,
* Ölü hücreleri temizlemekte

ve bunun gibi saymakla bitiremiyecegimiz bir çok faydaları vardır...

Bizden söylemesi.....

Sevgilerle......


9 Mart 2016 Çarşamba

endemikanne'den sevgiler

merhabalar

ismim ayşegül ve bugünden itibaren endemikanne olarak sizlerleyim.

blog açmayı çok uzun süredir düşünüyordum ama bir türlü fırsat bulamamışken artık harekete geçmenin vakti gelmiştir.

sizlerle anne-bebe-çoçuk ağırlıklı olmak üzere yaşama değer herşeyden deneyimlerimi ve denemek istediklerimi paylaşacam.

en kısa zamanda en güzel yazılarda buluşmak dileğiyle.....